DOLAR 18,5691 0.35%
EURO 18,2107 0.34%
ALTIN 994,310,64
BITCOIN 3573760,79%
İstanbul
20°

AÇIK

16:16

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Şehrin ortasında  filizlenen piramit

Şehrin ortasında filizlenen piramit

Doğa ve insan ilişkisi üzerine önemli çalışmalara imza atan Agnes Denes, “Yaşayan Piramit” adlı eseri ile Sakıp Sabancı Müzesi bahçesinde. Sanatçının ekoloji ve felsefe arasındaki ilişkiyi sorgulatan eseri, İstanbul’a özgü 600 türde 2 binden fazla çiçek ve bitkiden oluşuyor.

ABONE OL
18 Eylül 2022 00:00
Şehrin ortasında  filizlenen piramit
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çocukluğumda büyüklerin güzel ahlak üzerine verdiği öğütler arasında doğaya ve hayvana saygı ilk sırada yerini alırdı. İlk doğaya saygı kuralını da rahmetli büyükannem öğretmişti. Evlerinin bahçesinde oturduğumuz bir gün etraftan topladığım otları biraz sonra bir köşeye attığımda şu cümleyi söylemişti: “Sıkılıp bir kenara attığın bu otları niye kopardın? Bak bunlar Allah diye zikrediyordu. İşine yaramayacaksa otları koparma, bırak zikirlerini yapsınlar.” Her kar tanesinin bir melek tarafından bırakıldığını, hayvanların Allah’ın dilsiz kulları olduğunu, otların her rüzgar estikçe “Huu!” çektiğini öğrenmek çocuk kalbimde tabiatla kurduğum ilk manevi bağdır. Anadolu’da tabiatı korumak için bitki ve hayvanlara kutsallık atfedilmesi bu yüzden çok kıymetlidir. Belki de zaman içinde tabiatla ve hayvanlarla aramızdaki o manevi bağ zayıfladıkça doğaya verilen zarar da büyüdü. REKLAM MANİFESTOSU OKUNDUGeçtiğimiz hafta Sabancı Üniversitesi Sabancı Müzesi (SSM)bahçesindeki “Yaşayan Piramit”e adını bilmediğim kırmızı bir kır çiçeğini ekerken çocukluğumu hatırladım. Macar kökenli Amerikalı sanatçı Agnes Denes’in Yaşayan Piramit adlı bu eserinin tohumları ekilirken aynı zamanda yazar Buket Uzuner tarafından da sanatçının 1969 yılında kaleme aldığı manifestosu okundu. “… Yaratıcı unsurların birbirleriyle ilişkisini anlamak ve yorumlamak: İnsan ve insan, insan ve tanrı, insan ve doğa, doğa ve doğa, düşünce ve düşünce, sanat ve sanat arasında…” diye devam eden sanatçının bu manifestosu ise müzede kalıcı eserler arasında yer alacak. Sergi 29 Ocak 2023’e kadar müzenin bahçesinde görülebilir. REKLAM BUĞDAY TARLALARI İŞİAgnes Denes doğa ve insan ilişkisi üzerine önemli çalışmalara imza atmış yaşayan önemli sanatçılardan biri. 1931 doğumlu sanatçının en bilinen işi ise New York’ta İkiz Kuleleler’in hemen yanı başında ektiği buğday tarlaları. Toplumda açlık, israf ve ekojik sıkıntılara karşı dikkat çekmek için eserler üreten sanatçının 1982 yılında şehrin ortasında balçıklı bir bölgede ürettiği işi hâlâ hafızalarda. Buğday Tarlaları adlı bu çalışmasının daha sonra bir grup gönüllü tarafından hasadı bile yapılmış ve elde edilen buğday yoksul ülkelerdeki insanlara gönderilmiş. Toplumsal kaygılara dikkat çekmeyi yaptığı işlerde öne çıkaran sanatçının son 40 yılda ürettiği işler aynı zamanda ekoloji ve felsefe arasındaki ilişkiyi de sorguluyor. Denes, doğal malzemeler kullanılarak “Yeryüzü Sanatı” ve “Arazi Sanatı” yapan ilk sanatçılar arasında. Bugün doğayla ilgili dünyanın dört bir yanında eserler üreten sanatçıların bir anlamda 60’lı ve 70’li yıllarda ortaya koyulan işler ilham perisi olmuş. Sanatçının Museum of Modern Art olmak üzere dünyada 40’ın üzerinde müzede koleksiyonları bulunuyor. REKLAM SSM Müdürü Nazan Ölçer de serginin açılış konuşmasında sanatçıyla ilgili şu önemli bilgileri paylaştı: “Sanatsal pratiğinin 1960’lardaki erken dönemlerinden itibaren dünyanın dört bir yanındaki müze ve galerilerde yüzlerce sergiye katılmıştır. Büyük ölçekli çevresel projelerinin yanı sıra, Denes’in çizimleri, resimleri ve üç boyutlu eserleri dünyanın birçok büyük kurumunun koleksiyonlarında yer alıyor. ‘Yaşayan Piramit,’ Türkiye’de sergilenen ilk eseri olacak. 10 Eylül’de katılımcıların bitki ekimiyle üretim süreci tamamlanan ‘Yaşayan Piramit’imiz, binlerce tohum çimlere ve çiçeklere dönüşürken büyüyecek, biçim ve renk değiştirecek. Sanatçının arzusu doğrultusunda bu sergi için özel olarak üretilen, mermer üzerine yazılı ‘Manifesto’ ise bahçenin artık kalıcı bir parçası olarak koleksiyonumuzda yerini alacak.” REKLAM ÇEVRE BİLİNCİ VERMEK İÇİNVerilen bilgiye göre Agnes Denes’in ‘Yaşayan Piramit’i, çevre bilincini, korumayı, sürdürülebilirliği ve çevre duyarlılığını teşvik eden eğitim programlarıyla da desteklenecek. Serginin açık olduğu süre boyunca çocuklar için de atölye çalışmaları olacak. Sergiden sonra ise Sakıp Sabancı Müzesi, Denes’in tabiata duyarlı yaklaşımını sürdürecek ve Yaşayan Piramit’te ektiğimiz bitkileri izleyicileri sahiplenmeye davet edecek. Böylece anıt, dağılıp yok olmak yerine, onu paylaşacak topluluğun sahiplendiği küçük parçalar üzerinden farklı adreslerde yaşamaya devam edecek. Denes’in bahçedeki ‘Manifesto’su ise, bu eserin oluşturulması için bir araya gelen topluluğu ve ‘Yaşayan Piramit’i ileride hatırlatmaya devam edecek. İstanbul’a özgü bitkilerden oluşan pramitÇevre ile doğa arasındaki bağı güçlendirmek için yola çıkan ve çevre dostu işleriyle dikkat çeken sanatçı Agnes Denes’in Yaşayan Piramit’inin hikayesi geçmiş yıllara uzanıyor. Yaşayan Pramit ilk olarak New York’ta 2015 yılında Socrates Heykel Parkı’na daha sonra ise 2017’de Nordstadtpark’a inşa edilmiş. İstanbul’da ise dört ton topraktan inşa edilep piramitin her bir yüzeyindeki bitkiler güneşe göre seçildi. Ülkemizdeki yerli tohumlar ve bitki örtüsüne uygun tohum ve fideler ekildi. Yaklaşık 600 türde iki bin adet bitki ve çiçekten oluşan Yaşayan Piramit sergilendiği sürede mevsim şartlarına göre filizlenip çiçek açacak. Gökyüzüne doğru dokuz metrelik bir kavis çizen piramit şehir ve doğa ilişkisi üzerine düşünmeyi önemseyen herkesi bekliyor.Görsel felsefe üzerine düşüncelerYaşayan Piramit’i bir anlamda dev toprak heykel olarak tarif edebiliriz. Doğal malzemeyle üretilen ve farklı döngülerde varlığını sürdürecek bir eser. Yaşayan Piramit aynı zamanda Arazi Sanatı’nın en iyi örnekleri arasında sayılabilir ve doğal yaşam döngüsüne dikkat çeken bir çalışma olarak tanımlanabilir. 1960’lı yıllardan itibaren sanat yoluyla felsefik düşünmeye davet eden Agnes Denes, “Görsel Felsefe” adını verdiği kuramıyla biliniyor. Toz Kitabı: Zamanın Başlangıcı ve Sonu ve Sonrası , İnsan Argümanı ve Şiir Yürüyüşü Yansımalar adlı kitapları ise sanatçının yazdığı eserler arasında yer alıyor. FOTOĞRAF 10 Yeni bir çalışma, Khufu olarak bilinen Nil’in uzun süredir kayıp olan bir kanalının, Büyük Giza Piramidi’nin bulunduğu yere yakın bir yerde aktığını ve MÖ 600 civarında kurumadan önce piramidini inşa etmek adına 2,3 milyon taş bloğu taşımak için kullanıldığını gösterdi. 4 BİN YILDAN DAHA ESKİ METİNLERLE DESTEKLENDİYeni keşif, Giza’nın karşısındaki kayalıklardan blokları taşımak için Nil’i kullanan ve piramitleri inşa etmek için Kızıldeniz’den gelen tekneleri tasvir eden 4 bin yıldan daha eski bir papirüsteki metinle desteklendi. Araştırmacılar, Nil’in bu kolu olmasaydı, 4 bin yıllık piramitlerin inşa edilmesinin imkansız olduğunu söylüyor.Eski Mısırlıların, o günün koşullarında, ağırlığı 15 tona kadar ulaşan taş blokları 800 kilometre uzağa taşımasının başka bir yolu olmadığı belirtiliyor. Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Büyük Giza Piramidi MÖ 2550’den MÖ 2490 yılına kadar kadar üç firavun tarafından inşa edildi. 3 piramitten oluşan nekropülündeki en yüksek olanı Firavun Khufu, daha küçük olan ikisi oğlu Firavun Khafre ve ön piramitler Firavun Menkaure yönetimi altında inşa edildi. Ancak bunun tam olarak nasıl gerçekleştiği, yıllarca dünyanın en büyük gizemlerinden biri olarak kaldı. Şimdi, arkeologlar bunun Nil’in artık yok olmuş bir kolundan taşların teknelerle yüzdürülerek gerçekleştiğini ortaya koydu. Mısır piramitleri nasıl yapıldı? Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışma kapsamında araştırmacılar, Giza bölgesinde 8 bin yıllık akarsu varyasyonlarını yeniden oluşturmak için polenden türetilen bitki örtüsü modellerini kullandı. Ekip ayrıca bataklık bitkilerinin, yumuşak ıslak topraklarda ve göl kenarlarında yetişen yarı sucul bitkilerin bölgedeki kalıntıları aradı. Sonuçlar, Khufu kanalınıni bölgede yeterince uzun süre yüksek seviyelerde kaldığını gösterdi. KURAKLIK NEDENİYLE YOK OLDUÇalışma, ayrıca binlerce yıl önce bu taşları taşımak için kullanılan limanın Nil’in 7 km batısında olduğunu belirledi. Bu mesafe önceki teorilerde oratya konulan 800 km’den oldukça kısa. Çalışmanın yazarları, “Sonuçlarımız, Giza’daki su kaynaklarının, Doğu Afrika’nın Güneş ışığına bağlı kuraklaşmasına yanıt verdiğini ve en düşük Nil seviyelerinin Hanedan Dönemi’nin sonunda kaydedildiğini gösteriyor. Khufu kanalı, Khufu, Khafre ve Menkaure dönemlerinde varlık gösterdi ve inşaat malzemelerinin Giza Piramit Kompleksi’ne taşınmasını kolaylaştırdı” değerlendirmesinde bulundu. GİZA PİRAMİTLERİ HAKKINDAÖte yandan, Giza piramitleri her biri ortalama 2,5 ton olan kireçtaşı ve granitten yapılmış 2,3 milyon blok içeriyor. Ancak taşların önce kesilip daha sonra bölgeye nakledildiğine inanılıyor.MÖ 484-425 yılları arasında yaşamış olan antik Yunan tarihçi Herodot, Giza piramitlerini tamamlamanın 20 yıl sürdüğünü ve inşaatta 100 bin kişinin çalıştığını belirtti. Mumyalanmış kalıntılar ve bir zamanlar piramitlere gömülen değerli eşyalar mezar soyguncuları tarafından çalındı ​​ve yapılar binlerce yıl içinde hasar gördü. Arkeologlar, bu nedenle dev yapıların şu anda ilk inşa edildiklerinden çok daha küçük olduğunu belirtiyor. Mısır piramitleri ne zaman yapıldı? MÖ 2551-2560 yılları civarında yapıldığı sanılan bu anıtsal kompleks, Dünyanın yedi harikasından biri olup, bu yedi harika içinde günümüze kadar ulaşan tek eserdir. Bu piramidin Mısır firavunu Khufu adına bir anıtsal mezar olarak inşa edildiğine inanılır ve yapımının yaklaşık yirmi yıl sürdüğü sanılmaktadır. Binlerce yıllık gizem çözüldü: Mısır piramitleri nasıl inşa edildi? Mısır’daki piramitlerin nasıl inşa edildiği binlerce yıldır bir gizem oldu. Ortaya içinde uzaylıların da bulunduğu çeşitli komplo terorileri atıldı. Yeni bir çalışma, işçilerin bazıları 15 ton ağırlığındaki dev taşları taşımak için Nil Nehri’ne ait bir kanalda yüzdürdüğünü ortaya koydu. Araştırmacılar, Büyük Giza Piramidi’nin bulunduğu yere yakın bir yerde akan Nil nehrine bağlı Khufu kanalını ortaya çıkardı. Söz konusu kanal, MÖ 600 yılında kuruduğundan günümüzde bulunmuyor. Mısır piramitleri nasıl yapıldı? Mısır piramitleri ne zaman yapıldı? {{ entity.comments.quantity }} YORUM BİR YORUM YAZIN BiP’te paylaş Telegram’da paylaş Whatsapp’ta paylaş Pinterest’te paylaş Flipboard’da paylaş E-posta gönder

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.